Bel ağrısı için cerrahiden önce egzersiz öneriliyor

Bel ağrısı günümüzde çoğu insanın karşılaştığı ve çözümü için ciddi zaman harcadığı bir sağlık problemidir. Bel ağrıları disk hernisi, stenoz, faset eklem, spondiloz, spondilolistezis ve benzer bir çok hastalığa bağlı olarak gelişebilmesinin yanı sıra; günlük hayatta yapılan iş ve aktivitelerden kaynaklı kas-iskelet sistemi problemlerinde de açığa çıkabilir. Bel ağrısının altında yatan nedene bağlı olarak ilaç tedavisi, egzersiz tedavisi, fizyoterapi ve cerrahi müdahale gibi teknikler tedavi amaçlı kullanılır. Jacobs ve arkadaşları yaptıkları bir çalışma da çeşitli sebeplerle dayanan bel ağrılarında cerrahi tedavi ile konservatif tedaviyi karşılaştırmış; bir çok durum için cerrahi müdahale yerine konservatif tedavinin kullanılması gerektiği sonucuna varmışlardır. Yapılan çalışmanın özeti;

Bel ağrısı (BA) yaşam boyunca süren yüksek bir prevelans oranına sahiptir. Bu makale, bel ağrısına veya omurga ile ilişkili yayılan bacak ağrısına neden olan bazı durumlar için yapılan cerrahi müdahalelerin etkinliği ile ilgili mevcut kanıtları incelemektedir. En önemli bulgular aşağıda verilmiştir:
– Güncel kanıtlar, disk hernisi yada spinal stenoz ile ilgili olmayan diskojenik BA tedavisinde, yüksek-yoğunluklu konservatif müdahaleler ile karşılaştırıldığında, cerrahi müdahaleyi etkili bir tedavi yöntemi olarak desteklemiyor.
– Disk hernili hastalarda, cerrahi, bacak ağrılarında kısa-dönem faydalara ve BA’nın daha az yayılmasına neden olabilir. Ancak, 1 yıllık takip sonrasında, cerrahi ve konservatif tedavi arasında bir fark bulunmamıştır.
– Spondilolistezis (tip II ve tip III) cerrahisi, konservatif tedavi ile karşılaştırıldığında daha iyi bir klinik iyileşmeye neden olmaktadır. Füzyon teknikleri dekompresyon tekniklerine göre daha üstün görülmektedir.
– Dejeneratif spinal stenozlu hastalarda, cerrahi, konservatif tedavi ile karşılaştırıldığında, hem bacak ağrısı hem de disabilitede daha iyi sonuçlara neden olmuştur. Jacobs ve ark., Beste Pract Res Clin Rheumatol 27 (2013) , Çeviren: Fzt. Bahar Güneş

301 kere okundu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*