Migren ve fizik tedavisi

Migren ve fizik tedavisi

migren_1Migren, paroksistik olarak gelen sıklıkla tek taraflı zonklayıcı özellikte, nörojenik ve otonomik bozuklukların eşlik ettiği iş gücü kaybı ve özre sebep olan baş ağrısı tipidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada özür yaratan hastalıklar arasında 19.sırada yer almaktadır. Genel olarak dünya nüfusunun %10’unda migren yakınması olduğu tahmin edilmektedir. En yoğun olarak 22-55 yaşları arasında görülür ve sosyoekonomik durumu, eğitim düzeyi yüksek kişilerde daha az görüldüğü bilir. Şiddetli bir ağrı krizidir ve auralı, aurasız olmak üzere 2 gruba ayrılır. Aurasız migren 4-72 saat sürer, bulantı kusma görülebilir, tek taraflıdır ve yürümek gibi sıradan aktivitelerde bile şiddetlenir. Auralı migrende ise bunlara ek olarak 60 dakika kadar süren ve aura ismini verdiğimiz bir dönem vardır.
Toplumda en çok oranda görülen iki farklı migren tipi vardır:
BASİT MİGREN: Migrenli hastaların %75 inde görülür. Aurasız migren atakları vardır. Adi migren de denir. Sıklıkla bayanlarda görülür. Tek ya da çift taraflı baş ağrısı görülür. Kusma nadirdir.
KLASİK MİGREN: Auralı migren atakları görülür. Migrenli hastaların %10′unu oluşturur. Çocuklukta ergenlikte başlar. İlk atak 40 yaşından sonra gelir. 2-6 saat kadar sürer. Kişinin görme alanında boşluk vardır. Hasta boşluk olan yeri göremez. Başın tek tarafı ağrır. Bulantıyla birlikte kusma buna eşlik eder.
Aura, baş ağrısı başlamadan önce beliren, sıklıkla görme alanında sorunlar olan, bazı sinirsel belirtilerdir.Migren şafağı da denir. Diğer migren tipleri seyrek olarak görülür. Bunlar:
Baş ağrısız auralı migren: Uzun süre boyunca auralı migren yaşayan bir kişide zamanla baş ağrısı geçer veya azalır.
Baziler migren: Bilinen migren belirtileri yanında cümle kurmada güçlük, baş dönmesi, çift görme, kulakta çınlama ve dengesizlik görülebilir. Daha sonra migren baş ağrısı başlar.
Hemiplejik migren: Hem auralı migren hem de kol ve bacak dahil vücudun bütün yarısında kas güçsüzlüğü veya felç görülür. Atak süresince devam edebilir.
Status migrenozus: 3 günden fazla süren migren ataklarıdır. Boyun ve omuzdaki kasların kasılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Retinal migren: Baş ağrısıyla birlikte bir gözde görme bozukluğu olur. Kısa sürelidir. Göz muayenesinde herhangi bir bulguya rastlanmaz.
Oftalmoplejik migren: Baş ağrısı ve gözün hareketlerini kontrol eden sinirlerin bir bölümünde felç vardır.
Hasta migren sırasında bir müddet kendini soyutlamak, dinlenmek ihtiyacı hisseder. Bazı belirtiler hastayı baş ağrısından daha çok rahatsız edebilir. Migreni beş evreye ayırabiliriz:
Yorgunluk, Işıktan ve sesten rahatsız olma, Kaslarda ağrı, Mide bulantısı, kabızlık, ishal, Susuzluk, idrara sık çıkma, Huzursuzluk, üzüntü gibi belirtiler migren atağının geleceğini gösterebilir.
AURA DÖNEMİ:Migren ağrısından ortalama 20 dakika kadar önce görülen dönemdir. Tek taraflı görme kaybı, kör nokta, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler, ışık çakması, kolda bacakta karıncalanma, uyuşma hissi olabilir. Örneğin aura dönemi geçiren bir hasta bu durumu şöyle tanımlamaktadır: Kısmi görme kaybı yaşıyorum. Bu hep baş ağrım olmadan hemen önce oluyor. Ortalama yarım saat sürüyor. Baş ağrım başladığında görmem normale dönüyor.
Aura migren habercisi olarak kabul edilmektedir.
BAŞ AĞRISI DÖNEMİ:72 saate kadar sürebilen bir dönemdir. Başın tek tarafında zonklayıcı bir ağrı vardır. Bazen başın iki tarafı da tutabilir. Hareket ederken ağrı artar. Bununla birlikte bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olma gibi durumlar mevcuttur. Bir migren hastası bu dönemi şöyle özetlemektedir:
Kafam zonkluyor, beynim patlayacak gibi oluyor. Normal ışık bile beni rahatsız ediyor. Kafamın yerinden fırlayacağını düşünüyorum. Midem bulanıyor. Huzursuz biri oluyorum. Atak başladığı sırada üşüyorum.
AĞRININ GEÇMESİ DÖNEMİ:Ağrının geçmesi için uyumaya çalışmak biraz rahatlamanızı sağlar. Ama ağrının geçmesi için yapılması gerekenler kişiden kişiye değişebilir. Çocuklarda kusma çok faydalı olabilir. Kimisi için de mutlaka ilaç tedavisi gerekir. Bazı hastalar ise atağın geçmesini bekler çünkü başka bir şeyin işe yaramadığını söylemektedirler.
İYİLEŞME DÖNEMİ :Atak geçtikten sonra, daha doğrusu baş ağrısı geçince, bir gün boyunca kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz. Çok yorucu bir işten çıkmış gibi olursunuz. Bazı hastalar ise baş ağrısından sonra kendilerini gayet enerjik hissettiklerini söylemektedir.
Baş ağrısı çeken hastaların fizik tedavi programına alınmasında postür değerlendirmesi, kas testleri, kas spazm değerlendirmeleri, konnektif doku muayeneleri mutlaka yapılması gereken testlerdir.  Yapılan testlerin ardından ilaç tedavisine ek olarak fizik tedavi programı çizilir. Baş ağrılı hastaların fizik tedavisinde amaç baş ağrısının şiddetini, atak sıklığını azaltıp yaşam kalitesini artırmak ve hastayı eğiterek hastalıkla nasıl daha iyi başa çıkabileceğini öğretmektir. Manuel tedavi yöntemlerinden klasik masaj; ağrı,spazm,ağrı döngüsünü kırdığı için hastalarda gevşemeye yardımcı olur. Konnektif doku masajı, mast hücrelerinden histamin serbestleştirme etkisi, aynı segmentteki damar ve yapıları etkilemesi gibi özellikleri sayesinde baş ağrılı hastalarda sıklıkla kullanılan ve güzel sonuçlar veren tedavi yöntemlerindendir. Manuplasyon ve mobilizasyon teknikleri ise intervertebral aralıkta açılma sağlayarak kas spazmlarını çözer. Ağrıya duyarlı yapılar üzerinde basıncı azaltır ve endorfin salınımına katkı sağlayarak ağrı eşiğinin yükseltilmesini sağlar. Bu etkileri ile bu teknikler baş ağrılarının tedavisinde kullanılabilir. Elektrofiziksel ajanlardan TENS, azalmış olan seratonin ve endorfin gibi endojen maddelerin salınımını artırarak ağrıyı azaltıcı etki sağlarlar.

2.408 kere okundu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*