Serebral palsi'de tedavi yaklaşımları

serebral palsi tedavi yaklaşımlarıSerebral palsi terapisinin amacı çocuğa var olan nöromotor kapasite ile gerçekleştirebileceği optimum fonksiyonu kazandırmak olmalıdır. Bu amaçla motor bozukluğun yarattığı sorunların günlük yaşamda ki olumsuz etkilerini en aza indirmek, aileye kontraktür,spastisite ve diskinetik hareketlerin azaltılması için pozisyonlama ve egzersizleri öğretmek ve çocuğu güçlendirmek gerekir.
Nörolojik sorunun giderilmesine yönelik etki bir yöntem henüz bilinmediği için hasta ve ailesine bu konuda zaman kaybettirilmelidir. Amaç her zaman için fonksiyonu artırmak olmalıdır.
Rehabilitasyon planlanırken çocuğun ayağa kaldırılması, mobilize edilmesi ve oluşabilecek deformitelerin önlenmesi şeklinde rehabilitasyon planlanır. Terapi programında fonksiyonel amaçlar doğrultusunda uygulanacak egzersizler, ortezler ve diğer aktiviteler saptanır. Fizyoterapist hastanın günlük yaşam aktivitelerine yoğunlaşmalı ve tedavi bu şekilde programlanmalıdır.
Serebral palsi tedavisinde fizyoterapi yöntemleri iki grupta incelenir. Bunlardan ilki germe ve egzersiz programlarından oluşan konvansiyonel yöntem; ikincisi ise nörolojik refleks ve paternlerin kullanıldığı nörofasilitasyon teknikleridir. Hangi tekniğin daha uygun olduğu, kaç yaşında başlanması gerektiği, ne kadar sıklıkta yapılması gerektiği ve sonuçların nasıl değerlendirileceği halen tartışmalı konulardır. Seçilen yöntem hangisi olursa olsun uygulanacak teknikler aileye öğretilmeli ve aile egzersiz programını evde uygulamalıdır.
Konvansiyonel yöntem: Konvansiyonel yöntem eklem hareket açıklığına yönelik aktif ve pasif egzersizler, güçlendirici egzersiz programları ve kardiyovasküler kapasiteyi artırıcı egzersizleri kapsayan tekniktir. Eklem hareket açıklığını artırıcı ve güçlendirici egzersizler çocuğun tüm yaşamı boyunca uygulanmalıdır. Özellikle cerrahi girişim sonrası iyileşme döneminde bu egzersizler büyük önem taşır. Kontraktür gelişiminin önlenmesi için uygulanacak germe egzersizleri aileye de öğretilmeli ve düzenli şekilde uygulanmalıdır. Ancak çok ağır vakalarda yoğun germe egzersizlerine rağmen kontraktür gelişiminin önüne geçilememektedir.
Nörofasilitasyon teknikleri: MSS’ne çeşitli yöntemlerle gönderilen duyusal uyarıların refleks olarak motor yanıt oluşturduğu bilinmektedir. CP’de yoğun olarak kullanılan nörofasilitasyon tekniklerinin tümü bu prensibe dayanan ancak farklı uyarı pozisyon ve modaliteleri uygulayan terapilerdir. Kas tonusunu normale getirmek, gövdede ileri denge reaksiyonlarını geliştirmek ve normal hareket paternlerini fasilite etmek bütün nörofasilitasyon yöntemlerinin ortak amacıdır.
Phelps, kas eğitimini ve yaygın şekilde cihaz kullanımını ön planda tutan bir tekniktir. Hipotonik kaslara masaj uygulanması, etkilenen vücut kısımlarına aktif,pasif ve aktif asistif hareketlerin yaptırılması ve sinerji yardımlı egzersizlerin yaptırılması gibi teknikleri kullanır.
Temple fay: Hareketin kuvvetlendirilmesi için normal ve patolojik reflekslerden yararlanılması gerektiğini savunan bir nörofasilitasyon yöntemidir.
Kabat: PNF teknikleri ile hareketin bir bütün olarak kontrol edildiği prensibine dayanır.Dokunma, basınç, germe, traksiyon ve apraksimasyon gibi teknikleri kullanır.
Bobath: Dünyada en sık kullanılan tekniktir. Çocuk spastisiteyi azaltmak için “refleks  inhibitör pozisyon” isimli şekillerde pozisyonlanır. Terapistler vücudun anahtar noktalarından uyarılar vererek baş ve gövdenin kontrolünü sağlayan refleksleri ortaya çıkarırlar. Pozisyonlama için özel tutuş tekniklerinin yanı sıra çeşitli ekipmanlardan, bazı durumlarda da ortezlerden faydalanılır.

4.790 kere okundu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*